Tüketici Gözüyle Enflasyonla Mücadele Notlarım — Market Hesabı



Yılbaşından bu yana aylık  karşılaştırmalı mutfak sepeti ve temizlik - bakım sepeti tabloları hazırlıyorum. Bu nedenle fiyatlara daha bir dikkat kesildim. Karşılaştırmalı fiyat tablolarını yayınlamaya başlamadan önce de alışverişimi tek bir markete bağlı yapmıyordum. Bu alışkanlık beklenmedik bir şey fark ettirdi: Aynı marka, aynı gramaj, aynı ürün iki farklı markette bazen 50 TL bile fark edebiliyor.

Marketi suçlamak kolay; ürünün kaç adet alındığı, tedarikçiyle yapılan anlaşma, depolama maliyeti  bunların hepsi raflardaki fiyatı etkiliyor. Ama tüketici olarak bu farkı bilmek ve buna göre davranmak elimizde.

Marketlerin aylık ya da haftalık broşürleri oluyor. Bir kısmı uygulamalar üzerinden fiyatlarını anlık güncelliyor. Yerel marketlerde ise zaman zaman nakliye avantajından olsa gerek, zincir marketlerin gerisinde kalmayan fiyatlar görebiliyorsunuz.

Ama tüm bunları takip etmek gerçekten zor.

Ben kendi adıma haftanın bir gününü alışverişe ayırıyorum. Evden çıkmadan önce fiyatlara bakıyor, hangi ürün için hangi markete uğrayacağıma karar veriyorum. Tek bir marketten alışveriş yapıp çıktığımı ise pek hatırlamıyorum.

Yine de insanın içinden "keşke marketler arasında bu kadar fark olmasa" geçmiyor değil. Özellikle yaşlı nüfusu düşününce konu daha da anlam kazanıyor. Market sayısı artıyor, evet  ama her market her yerde olmuyor. Birden fazla marketi karşılaştırma lüksü de herkesin elinde değil.

06.06.2026


*Not: Bu ara düzenli tablo çalışması nedeniyle yazılara yeterince vakit ayıramadım. Fırsat buldukça, aklımdan geçenleri olduğu gibi yazmaya devam edeceğim. Bu yazı, tüketici deneyimlerimi aktaracağım bir dizinin ilk yazısı.

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski